Troya Arkeolojik Alanı Nerede ? Truva Atının Önemi Nedir ?

Farklı dönemlere ait 50’den fazla katman tespit edilen, karmaşık ve zengin bir arkeolojik yapıya sahip Troya’daki en eski yerleşimler MÖ 3.000’li yıllara dek uzanmaktadır. Çanakkale ili sınırlarında, Kaz Dağı eteklerinde yer alan Troya, 1996 yılında Milli Park ilan edilmiş ve 1998 yılında da UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kültürel varlık olarak dahil edilmiştir. 2018 yılı da Türkiye’de Troya Yılı ilan edilmiştir.

Halk arasında daha çok Truva Atı ile tanınan Troya Antik Kenti, Çanakkale’nin Merkez ilçesine bağlı Tevfikiye Köyü’nün batısında Hisarlık adı verilmiş olan tepede yer alır.

Şehrin ismi, Fransızca versiyonun (Troie) okunuşu olan ‘Truva’ olarak dile yerleşmiş olsa da, uzmanlarca Türkçe doğru söylemin Troya olduğu netlikle ifade edilmektedir.

Karamenderes ve Dümrek çaylarının döküldüğü bir koyun kenarında yer alan Troya’nın ilk kurulduğu yıllarda denize çok yakın olduğu ve zamanla Karamenderes nehrinin taşıdığı alüvyonlar nedeniyle denizden uzaklaştığı düşünülmektedir. Binlerce yıl boyunca savaş ve doğal felaketler sonucu yıkılan ve defalarca yeniden kurulan kent denizden uzaklaşması sonucu yavaş yavaş önemini kaybetmiş ve terk edilmiştir.

Yapılan kazılar sonucu Troya’da 10 farklı kent katmanı bulunmuştur. Yerleşim için elverişli bir coğrafi konumda bulunması sebebiyle MÖ 3 binli yıllardan MS 500’lere kadar kentsel yaşam alanı olarak rağbet görmüş, sonrasında ise 12. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar Bizans yerleşkesi olmuştur.

Evlerde inşaat malzemesi olarak kerpiç kullanılması nedeniyle kent katmanlarının üst üste biriktiği bir tepe oluşmuştur. Uzun süredir devam eden kazılarda bölgede 50’nin üstünde yapı evresi tespit edilmiştir. Troya’da MÖ 700 – 85 yılları arası Greklerin, MÖ 85 – MS 500 yılları arası ise Romalıların tespit edilmiş, 12 – 13. yüzyıllar arası ise Bizans yerleşkesi bulunmuştur. 

Avatar

Author: bigitsek.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir